27 Haziran 2013 Perşembe

İlhanlı Etkisindeki Yapılar

Konya Sahip Ata Camiî




Önemi= İlhanlı etkisindeki yapılardan. Bir külliyedir. İlhanlı sanatı özelliklerini verir. Cephede çifte minareli taçkapı, taçkapının iki yanında derin niş halinde sebiller, taçkapının ortasında bir yazı frizi
ve geçmeli mermer mozaiklerle çevrili bordür kuşatması gibi uygulamalara rastlanmaktadır.



Süslemeleri de önemlidir=

- Caminin kapısı ahşap kündekâri tekniğindedir.

- Mihrap lacivert, mor, turkuaz renkli mozaik kakma tekniğindedir.

- Taçkapının güneyinde, şerefeden sonrası yıkık minare dilimli gövdeli ve lacivert- turkuaz renkli sırlı tuğlalarla süslüdür.

- Sivri kemerli kapının bordürleri iç içe kalın halat motifleri, köşeli grift bezemelerle süslüdür ve aynı biçim bezemeler kapının yanındaki sivri kemerli pencereyi de çevrelemektedir. Bu pencerelerin üzerindeki yüzeyler renkli sırlı tuğlalarla oluşan baklava desenli süslemeyle kaplıdır.

Kare planlı, oniki ahşap direkli, çatı örtülü, ibadet mekânı mihraba dik beş sahından oluşan, bir avlu içinde yer alan bir yapıdır.

Taçkapı girişini kuşatan bordürün içinde silmeli bir sivri kemer bulunur. Bu kemer mukarnaslıdır. Taçkapı sivri kemerlidir.

1279- 80 yıllarında vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılıyor.



Konya İnce Minareli Medrese


Önemi= İlhanlı etkisindeki yapılardan. İlhanlı sanatı özellikleri sunar. Cephenin ortasındaki taçkapı dışa taşar.Dış köşelerde iri bir düğümle bağlanan üçlü kaval silmelerle; cephede kıvrık dallı rûmili geometrikbezemeler ve kitabe kuşağından oluşan üç bordürle iki yandan sınırlanır. Kapının iki yanında başlayan kemer üstünde düğüm yaptıktan sonra saçağa ulaşan ve düğümlenen ikinci kitabe şeridi sülüs yazılıdır. Taçkapı kemerinin köşe dolgularında boş bırakılan kabarık yüzeylerde iki iri kabara vardır. İki yanda bitkisel süslemeli bordürler, yivli çıkıntılı kaideler üzerinde kavsaralar vardır. Bu bezemeler altta üçlü sütuncelerle biter. Bu sütuncelerin içlerinde bitkisel bezemeli olan başlıkları vardır. Kapının iki yanında ince uzun nişler sivri kemerlidir ve bunlar geometrik geçmeli bordürlerle çevrilidir.

Adını, mescidin cephesi üzerindeki sırlı tuğla minareden alıyor.

Medresenin dışı taş, içerisi tuğla yapılıdır.Bugün olmayan kare kaideli minare kesme taştandı.


Çokgen gövdeli minarenin yüzeyinde aralarda sırlı tuğlalar vardır. Bu tuğlaların iki yanına lacivert çiniler konulmuştur.

Kare planlı avlunun kubbesi pandantiflidir ve buadaki üçgenlerin etrafı mavi zemin üzerine lacivert çinilerden oluşan palmet motifli bir şeritle kuşatılır. Kubbe firuze, kahve ve lacivert renkli sırlı tuğlalardan oluşur. Bu sırlı tuğlalar iç içe gemiş zikzak ve baklava motiflerine benziyor. Kubbe kasnağını çeviren geniş şerit üzerinde de firuze çinili yazı kuşağı vardır.

Minare kaidesinin ön yüzü düğümlü kaval silmelerin çevrelediği kıvrık dallar, rûmiler ve yapraklarla süslüdür.

Minarenin küp kısmı mavi sırlı tuğladandır. Üzerindeki sıvalı bölümde belki çini kitabe vardı.

Mescidin duvarları ve mihrabı da belki çinilerle süslüydü.

Mescit, medreseye bitişktir.

Yıkılan ve yok olan bölümler= Minarenin şerefesi, mescit ( belki kare planlı ve kubbeliydi ), eyvanın çevresindeki hücreler, avlunun iki yanındaki hücrelerden bazıları, meciti minaresi, taçkapı ile minare kaidesi arasında olduğu sanılan sıbyan mektebidir.


Darülhadis işlevli medrese kubbeli avlulu, iki eyvanlı, sütun -sivri kemer dizili bir yapıdır.

Alaaddin Tepesi' nin batı eteğindedir.

Taçpıdan, üzeri çapraz tonozlu giriş holüne, oradan da sivri kemerli bir kapı ile avluya geçilir.

Taçkapının karşısındki ana eyvan sivri kemerli tonoz örtülüdür ve iki yanına simetrik birer niş konulmuştur.


1260 yılında Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından Kölük b. Abdullah' a ( taçkapıdaki iki maalyon ) yaptırıldı.



Sivas Gök Medrese



Önemi= İlhanlı etkisindeki yapılardan. İlhanlı sanatı verîlerini sunar= Cephe hareketliliği üç dilimli kemer, geometrik bordür, çeşme (kuzeyde); süslemeli pencereler ve kuleler ( güney ve kuzey ) ile sağlanır. Minare kaidelerinden aşağı doğru inen mermer yüzeyde büyük boyutlarda geometrik- bitkisel motifler ve yazı motifleri görülür. Taçkapının üst iki köşesinde iç içe geçen hayvan başı motifleri vardır. Çifte minareli taçkapı, oniki tür hayvan başı, yıldız ve hayat ağacı motifleriyle süslüdür.

Süslemeleri önemlidir= Mihrap ve kuzey ve güneydeki yan eyvanların iç kısmı ve mescitin kubbesi ve kubbe eteği çini tezyinatlıdır. Minareler sırlı tuğla ve mavi çinilerle tuğla örgülüdür.

Duvarlar yontma kalker taşındandır. Avlunu ortasındaki 22 köşeli poligonal planlı havuz mermerdendir- bugün yoktur. Minberi ahşaptandır.

Açık avlu, dört eyvan ( doğudaki ana eyvan yıkılmıştır ), iki kat, kuzeyden ve güneyden altı sütunlu revak sistemi, girişin güneyinde mescit, dikdörtgen plan,avluda havuz... özelliği gösterir.

Mescit tromplu kubbelidir.

Taçkapının kuzeyindeki kubbeli oda hadis okutulan bölümdür. İç duvarları sıvalıdır.

Revakların gerisindeki küçük kapılardan hücrelere girilir.


1271 tarihlidir. Batıdaki taçkapı kitabesine göre, banîsi Sahip Ata Fahreddin Ali, mimarı Kaluyan el- Konevî' dir.





Beyşehir Eşrefoğlu Ulu Camiî


Önemi= İlhanlı etkisindeki yapılardan.

Mimarî olarak önemlidir=

- Ağaç direkli bir yapıdır.

- Selçuklu etkisi gösterir. Ön cephe duvarı kesme taş, diğer bölümler moloz taştandır. Mihrap mozaik (mavi, beyaz, firuze) çinilidir.

- Mihrabın mukarnaslarının altındaki motifler Konya Karatay Medresesi' nin kubbe içi çinilerine benziyor.

- Hünkâr mahfili caminin güneybatı köşesindedir ve mukarnas başlıklı iki sütunla taşınır= Osmanlı dönemine aittir.

- Planı Ulu cami plan şemasını hatırlatır. Mihrap önü kubbesi tuğladan üç sivri kemere oturur. Altı sıra halinde mukarnas başlıklı ahşap direkler mihrap duvarına dik yedi sahın oluşturur. Orta sahın daha yüksek ve geniştir. Merkezdeki dört direğin üzeri açıktır.

- Taçkapı, işçiliği ile Sivas Gök Medrese ve Çifte Minareli Medrese' nin taçkapılarını andırır. Ön cephede, taçkapının kuzey yanında bir silme duvarı kaplar. Bunu üzeri mazgallıdır. Taçkapının güneyindeki yüksek minare özgün değildir. Minare kaidesinin altında sivri kemerli niş içinde antik bir lahdin oluşturduğu bir sebil vardır. Taçkapı, mazgallardan biraz daha yüksektir.


Süsleme olarak önemlidir=

Çini ve Mozaik Süsleme= Taçkapı ile ön cephe duvarı ve kuzey duvarı arasında kalan; firuze ve mor çinilerle kaplı ana mekânda, sırlı tuğla ve mozaik kaplı ikinci bir taçkapı bulunuyor. Kubbe iç yüzeyi sırlı tuğla ve çinilerle bezenmiştir. Mihrap mozaik çinilidir. Kapı açıklığının üzerindeki kadınlar mahfili çinilerle kaplıdır. Banî Eşrefoğlu Süleyman Bey' in türbesi caminin doğu duvarına bitişik olup; kesme taştan, piramidal külahlı ve çini, ahşap ve taş işçiliklidir.

Ahşap Süsleme ve Malzeme= Ana mekân altı sıra halinde 48 ağaç direğin üzerindeki konsolların ve kirişlerin taşıdığı düz bir tavanla örtülüdür. Buradaki direklerin başlıkları, konsolları ve tavan kirişleri kalem işleriyle ve ahşap üzerine boyama tekniğiyle bezelidir.

Kapı ve pencere kapakları ahşaptandır.

Minber ve mahfil ceviz ağacından kündekâri tekniklidir. Mahfilin kirişleri ve tabanın alt yüzü nakış ve oymalarla süslüdür. Mahfil ahşap korkulukludur.


Cami özgününde toprak damlıydı. Onarımla eğimli çatı yapıldı. Tavan düz ahşaptır.

Vakfiyesine göre, han ve çifte hamamı vardır.

Ana mekâna ile taçkapı üzerindeki iki kitabeden birinde yapım tarihi olarak, 1296; diğerinde de, 1290- 1300 tarihleri yazıyor.

Yapı, Beyşehir gölü ile kale arasındaki düzlüktedir.

Banîsi Eşrefoğlu Beyliği' nin kurucusu Süleyman Bey' dir.



Sivas Buruciye Medresesi


Önemi= İlhanlı etkisindeki yapılardan. İlhanlı mimarîsine öykünür= Mukarnas kavsaralı bir nişin belirlediği taçkapıda dışa taşkın rozetler görülür. Taçkapıda yıldız, rûmi ve geometrik motifler dantel gibi işlenmiştir. Cephenin her iki köşesindeki demet payelerde oluşan köşe kuleleri, yazı kuşağı ve pencereler cepheyi hareketlendirir.

Kareye yakın dikdörtgen planlı, açık avlulu, sütun- sivri kemer revaklı, kesme taştan bir yapıdır.

Sütunlu revakların gerisinde hücreler görülür.

Taçkapı sarımtrak renkli taşlardab oyulmuştur.

Kapının kuzey yanında mavi ve siyah çinilerle süslü türbe yapının banîsi vezir Muzafferiddin Burucirdî' ye aittir. Pozitif bilimlerin okutulduğu yapı 1271 tarihlidir.



Karaman Hatuniye Medresesi



Önemi= İlhanlı etkisindeki yapılardan. İlk defa bu yapıda, medrese odalarının kubbeyle örtüldüğünü görüyoruz. Bütün odaların üzeri üçgen köşe bingilriyle desteklenen birer kubbeyle örtülüdür.


Karamanoğullarına devrine aittir. Kitabesine göre, Sultan Hatun ( Nefise Hatun ) 1381- 82 yılında yaptırıyor. Bu kişi, Murad Hüdavendigar' ın kızı ve Karamanoğlu Alaaddin Ali Bey' in hanımıdır. Medrese kapısının kuzey üst köşesindeki kitabeye göre, mimarı Numan oğlu Hoca Ahmed' dir.

Süsleme= Taçkapı, eyvan kemeri, köşe odalarının girişleri süslüdür. Kırık çizgiler, geometrik motifler ( rûmi, palmet, yazı ) görülür. Motifler yer yer zeminden taşkındır. Ana eyvan ve türbenin duvarlarının zeminden belli bir yüksekliğe kadar çiniyle kaplı olduğu biliniyor.

Malzeme- Teknik= Yapı kesme taştandır. Taçkapı kaidesi alçak mermer, sonra belli bir yüksekliğe kadar beyaz mermer, üstü ise sarımtrak kalker taşındandır. Örtü içte ve dışta taşla kaplıdır. Yer yer devşirme malzeme görülür.

Plan= Simetrik dikdörtgen planlı, iki eyvanlı, açık avlulu, avlusu havuzlu ve revak- devşirme sütun sistemiyle çevrili bir yapıdır. Güneydoğu- kuzeybatı yönleri revaklıdır.

Örtü Sistemi= Revaklar beşik tonoz örtülüdür. Avlu yönünde revak kemerleri uzatılarak, tonoz örtü kesilmiş ve örtüye hareketlilik verilmiştir. Medrese odaları kubbelidir. Kubbeler dıştan basık ve çift eğimli pramidal külahla sonlanır. Ana eyvanın güneyindeki oda kubbeli, kuzeyindeki oda beşik tonozludur. Ana eyvan sivri tonoz örtülüdür. Kubbeli kışlık dershanenin örtüye geçiş sistemi mukarnaslı köşe dolgularıyla olmuştur.

Pencereler= Öğrenci odalarında alçak birer mazgal pencere bulunur. Ana eyvan yan odalara birer dikdörtgen pencere ile; dışa altta dikdörtgen, üstte sivri kemerli iki pencereyle açılır. Güneydeki dershane iki yönden pencerelidir.


Ana eyvan ve kuzeydoğuda yer alan basık kemerli taçkapı dışa taşkındır.

Taçkapının güneyinde revaklara açılan dört kapıyla öğrenci odalarına girilir.

Ana eyvanın güney ve kuzeyindeki odalara revakların sonundaki kapılardan girilir. Güneydeki kışlık dershane, kuzeydeki Sultan Hatun' un türbesidir.

Türbe= Türbenin basık tonozlu alt katına medresenin dışındaki bir kapıdan girilir. Eyvana ve güneybatı yönüne pencereler açılıyor. İçten kubbeli, dıştan basık ve çift eğimli pramidal külahla örtülüdür. Kubbeye geçiş kapı üzerinde mukarnaslı, diğer köşelerde ise üçgen bingilerle oluyor.








26 Haziran 2013 Çarşamba

İlhanlı Sanatının Genel Özellikleri

1- Yapılar büyük boyutlu, yüksek ve taşkındır.

2- Taçkapı dışa ttaşkın ve büyük boyutludur.

3- Minare kaideleri yüksektir.

4- Çini, sırlı tuğla ve renkli taş kullanımı yaygındır.

5- Taçkapıların yan yüzleriyle birlikte her tarafı süsleniyor.

6- Selçuklu' nun geometrik süslemesinin yerine bitkisel süsleme önem kazanır.

7- Yapıların ön cephesinde çeşme, sebil, hayvan başlı çörten, köşe kulesi, çifte minare, büyük boyutlu alt ve üst pencereler gibi mimarî kuruluşlara yer verilir; yazı silmeleri kullanılır. Böylece, cephe hiç boş yer kalmayacak şekilde doldurulur ve cepheye hareketlilik kazandırılır. Cephede yoğun bezemeler görülür.

8- Ön yüzde bordürler yerine panolar önem kazanır.

9- Yapıların sadece ön yüzü ( cephesi ) değil, bütün cepheleri süslenir.

10- Yapıların planlarında bir değişiklik yoktur.

11- Taçkapının iki yanındaki sütunceler ve başlıkları daha belirgin, dışa taşkın ve süslüdür.

12- Pencere ve kapı ön boşluğunda, silmede, taçkapı çevresinde, desteklerde yoğun mukarnas kullanılır. Destekler de süslenir.

13- Taçkapı ve alt ve üst pencereler dahil, cephenin tamamında yoğun süslemeler görülür.

14- Sultanların yerine vezir, vali, devlet adamı ve saray çevresinden kişiler yapı yaptırmaya başlar.

25 Haziran 2013 Salı

İlhanlı Yapıları


Amasya Darüşşifası/ Bimarhanesi ve Mimarisi







- İlhanlı dönemi eseridir.

Mimarîsi önemlidir=

* Tek katlı, açık avlulu, doğu- batı yönlü dikdörtgen planlı, iki eyvanlı, revaklı avlulu bir yapıdır.

* İlhanlı mimarîsi özelliklerini yansıtır=

- Basık kemerli ve dışa taşkın taçkapının iki yanında büyük birer pencere bulunur.

- Güney ( taçkapı ) cephesi iki yanda köşe kuleleriyle sınırlanır.

- Bütün cepheler birer payandayla desteklenir. Batı cephe üstten ince profilli taş frizle sınırlanır.




Ana eyvan, uzun salonlar, eyvanımsı mekânlar, öğrenci odaları genelde beşik tonoz örtülüdür.

Yapı malzemesi kesme taştır. Sivri kemerli revaklar düzgün kesme taş,  revakların üzeri düz taş blok , dış duvarlar ve tonoz örtüler düzgün olmayan kesme taş, sütunlar ve bunların başlıkları taş yapılıdır.

Tuğla malzeme ana eyvanın doğu duvarındaki dikdörtgen pencerede;  uzun salonların örtü sistemine geçişte kullanılan sivri kemerlerde; batı ve doğudaki köşe mekânlarının kapılarında kullanılır.


Ana eyvan sivri kemerle avluya açılıyor. Bu eyvanın iki yanında yay kemerli birer niş vardır. Bu niş, eyvanı cepheye bağlar.  Doğu duvarında iki yanı tuğla örgülü, söveli yüksek bir dikdörtgen pencere vardır. Eyvanın iki yanındaki köşe mekânlarına revaklı birer kapıyla girilir. Köşe mekânları büyük birer pencereyle batı cephesine açılır.


Revakların gerisindeki mekânlarda ( batı hariç ) mazgal pencere bulunur.

Ana eyvan tarafındaki  revaklar zar, mukarnaslı ve profil başlıklı sütunlardan oluşur.


Taçkapı kitabesine göre, İlhanlı hükümdarı Sultan Olcayto devrinde, Anadolu valisi Ahmed Bey, Mimar Amber b. Abdullah' a 1308 yılında yaptırıyor. Tıp medresesidir. Vakfiyesi vardır.










Erzurum Çifte Minareli Medrese ve Süsleme Proramı




-İlhanlı dönemi eseridir.

Süslemeleri önemlidir=

*Geometrik süsleme- daha çok avludaki sütun gövdelerinde, eyvanların cephelerinde, öğrenci odalarının kapı silmelerinde görülür.

*Bitkisel süsleme- taçkapıda, avlu sütunlarını birbirine bağlayan kemerlerin yüzlerinde, kümbetin iç mekânında görülür.

*Çini süsleme- tuğla minarelerin pabuç kısımları firuze çini kakmalar görülür.

*Sırlı- sırsız tuğla süsleme- Çok dilimli, silindirik minarelerde görülür.

Taçkapıda= Palmet motifli beş silmeden oluşan çerçeve, en dıştaki silmede bir vazocuk içinden çıkan hayat ağacı motifi; kuzey ve güneyde iki taraflı olarak dört kabartma, kuzeyde çift başlı kartal panosu görülür.

*Taş işçiliği/ süsleme- taçkapıda mukarnaslı niş, taçkapını kuzey ve güneyinde iki gömme sütunce; cephede çeşme nişleri ve yarımyuvarlak iki payanda görülür.


Açık avlu, dört eyvan, iki kat, çifte minareli taçkapı, avlunun etrafında öğrenci odaları planı gösterir.

Minarelerin şerefeye kadar üst kısımları yıkıktır.

Avlunun ortası havuzludur.

Giriş eyvanının iki yanında kubbeli odalar vardır.

Avlu revakları sütun- paye desteklidir.

Revakların ortasındaki hücreler iki katlıdır.


-Küçük olan yan eyvanlar yıldız tonoz örtülüdür. Kümbet konik külah örtülüdür.

Kümbet= Güney eyvana bitişiktir. Kübik kaideli ve poligonal ( onikigen formlu ) gövdelidir. Ana eyvanın sonunda, bir merdiven kuruluşuyla kümbetin mumyalık ve gövde kısmına geçilir. Konik külahlıdır.


Medresenin cephelerine sekiz pencere açılmıştır. Alttakiler büyük ve mukarnas kavsaralı, üsttekiler sade ve küçüktür.


Kitabesi yoktur. Yapım tarihi meçhûldür ( 1291 ? ). Kentin bugün yok olan sur duvarı içindeydi.
1. Alaaddin Keykubad' ın kızı Huand Hatun devrinde yapıldığı sanılıyor. Bu nedenle Hatuniye Medresesi olarak da geçer.






Erzurum Yakutiye Medresesi ve Süsleme Programı











-İlhanlı dönemi eseridir.

Süslemeleri önemlidir=

*Cephenin bitkisel ve geometrik süslemeleri ve sembolik tasvirlerinde simetri ve denge görülür.

*Taçkapının her iki yüzünde, silme kemerler içinde allta ajurlu bir küre, hayat ağacı; her iki tarafta pars figürleri ve üstte çift başlı kartal motifi mevcuttur.

Dört eyvan, kapalı avlu, ön yarısı ve batı eyvanı iki katlı, yapının ön köşesinde minare... olarak tasarlanmıştır.

Güney eyvanı mescittir. Bu eyvanın her iki duvarına mermer vakfiye kitabesi konulmuştur.

Eyvanlar arasında hücreler vardır.

Doğu eyvanın bitiminde kümbet ( içinde mezar yoktur ) yer alır.

Doğu ve batı eyvanlarının yerine bu yapıda medrese odaları vardır= Çifte Minareli Medrese' den farkı.

Orta avlu, mukarnaslı kubbeyle örtülüdür.

Avlu, birbirine kemerlerle bağlanmış dört kalın payenin taşıdığı aynalı tonozla örtülüdür.

Avlunun kuzey ve güneyinde, simetrik beşik tonozlu altışar oda sıralanır.

Taçkapı dışa taşar. Köşe minarelerinden biri şerefeye kadar; diğeri de kaideye kadar yıkılıp, üzeri konik külahla kapatılmıştır.

Doğu duvara bitişik kümbet= Tuğla gövdeli, üç pencereli ve içten kubbe, dıştan külah örtülüdür.


Taçkapı kitabesine göre, İlhanlı hükümdarı Sultan Olcayto devrinde, Gazan Han ve Bolugan Hatun adına Cemaleddin Hoca Yakut Gazanî tarafından 1310 yılında yapıldı.








Niğde Sungur Bey Camiî Mimarisi ve Süsleme Programı












-İlhanlı dönemi eseridir.

Mimarîsi önemlidir=

*Şimdiki planı 13. yüzyılın ortasında inşa edilen formudur. Yangında örtü sistemi ve minareleri yıkılınca, yeniden onarılıp inşa edildi. Buna göre;

*Kuzey- güney yönlü dikdörtgen planlı, üç sahınlı, ahşap direkli; içten kâgir, dıştan düz toprak dam örtülü bir yapıdır.

Eğimli araziye yapılmıştır.

Doğu ( çifte minareli ) ve kuzey cephelerde birer taçkapı vardır. Doğu taçkapı dışa taşar. Köşeler pahlanmıştır.

Doğu cephenin güneyine camiye bitişik yapılan türbe, banî Sungur Bey' e aittir, ama içinde mezar yoktur. Türbe, cami penceresine denk getirilen eklenti olup, asıl kapısı kuzeydedir.

Batı duvarın altında dört, doğu duvarın altında bir, üstünde üç ve kuzey duvarın üstünde bir pencere orijinaldir.


Ahşap işçiliği önemlidir=

Minber ile kuzey taçkapının ahşap kapı kanatlarını Hoca Ebubekir, doğu taçkapının ahşap kapı kanatlarını da Hacı Muhammed isimli ustalar yapmıştır.

Yapı malzemesi Kapadokya' ya özgü sarımtrak renkte ince yonu trakit taşıdır.

Süslemeleri önemlidir=

*Eyvan kuruluşuna sahip gotik mimarî etkili kaburgalı tonoz örtülü doğu taçkapıda= Eyvanın yan duvarlarına simetrik yerleştirilen mihrabiyeler zeminden yüksektir. Eyvanın duvarları tamamen bitkisel, geometrik ve figürlü süslemeyle kaplıdır.

Mihrabiye ve eyvan köşe sütunceleri arasında kalan panolarda=

-sekiz kolu yıldızlar, geometrik bezemeler, kıvrık dallar arasına yerleştirilen çeşitli hayvan başları ( oniki hayvanlı Türk takvimi ), spiral kıvrık dallar hiç boş yer kalmayacak şekilde zemini dodurur. Aynı program kuzey va güney panolarda da vardır.

*Kuzey taçkapıda da geometrik, bitkisel ve figürlü süslemeler görülür.


1335 yılında, İlhanlı valisi Sungur Bey yaptırıyor. İnşa kitabesi yoktur. Mimarı bilinmiyor. Alaaddin Tepesi' nin güneybatısında surlara paralel olarak uzanır.











Sivas Çifte Minareli Medrese ve Mimarisi






-ilhanlı dönemi eseridir.

Önemi şudur=

Taçkapı minareleri tuğla- çini örgülüdür. Ön ( doğu ) cephe ortada iki minareli taçkapı; iki yanındaki pencereler ve köşe kuleleriyle hareketlendirilmiştir. Bu cephe düzeni, İlhanlı dönemi geleneğidir. Taçkapı dışa taşkın değildir.

Bugün sadece doğu duvarı sağlamdır.

Açık avlulu, iki katlı, dört eyvanlı, taçkapısı iki minareli bir yapıdır.

Köşe desteklerinden anlaşıldığına göre, daha eski tarihlerde yapıya bitişik bir imaret vardı.

Yapının kuzeyinde, yapıya dahil bir hamam vardı. Bir su kanalı vasıtasıyla karşısındaki 1. İzzeddin Keykavus Darüşşifası' na gelen temiz sudan yararlandığı sanılıyor.

Yapının köşelerinde destekler vardır. Kuzey ve güney duvarları bu desteklerden sonra ön yüze dik ve dar olarak ilerler.


Vezir Şemseddiin Cüveynî yaptırmıştır. Bu ndenle onun adıyla da anılır. Önceleri hadis okutulan okuldu. Yapım tarihi 1271 olup, mimarı bilinmemektedir.





Kayseri Bünyan Ulu Camiî ve Süsleme Programı














-ilhanlı dönemi eseridir.

Süslemeleri önemlidir=

*Taçkapıdaki geometrik ve stilize hayvan başı motifleri Orta Asya hayvan üslûbundadır. Bu kapı, kuzey duvarın ortasında ve dışa taşkındır. Stilize grifon ve aslan başı bezemeleri ve iki renkli taş işçiliğini yansıtır.

*Geometrik motifli mihrabın üzeri dilimlidir. Mihrap nişi kademelidir. İrili ufaklı yıldız motiflerinin araları çiçeklerle doldurulmştur. Sivri kemerli istiridye şeklindeki mihrap nişinin kemer dolgularında iki kabartma rozet ile iki yanında da iki sütunce bulunur.

Duvarlar gri kalker taşından, tavan ahşaptandır. Yapı malzemesi kesme taştır.


Kare planlı, üç sahınlı, sütun- sivri kemer dizili; ibadet mekânının ortasında dört kalın paye ve kuzey ve güney duvarına dayalı dört yarım paye bulunan bir plan tipi gösteriyor.

Sivri kemerler bütün payeleri birleştirerek, iç mekânı mihrap duvarına dik üç sahına ayırıyor. Orta sahın daha geniştir.

İkişerli iki sıra sütuna oturan kemerler ahşap tavanı taşıyor. Kemerler üzerindeki kısa duvarlar hatıllarla desteklenir. Orta sahındaki hatıllar ve tavan, konsolların yardımıyla biraz daha yükseltilmiştir.

Kuzeydoğu köşede masif ( tek parça ) kule mevcuttur. Bu kule, onikigen olarak cami duvarına kadar yükselir; sonra onikigen külahla örtülür. Kuzeybatı köşeye sonradan minare eklenmiştir.

İlhanlı valisi Emir Zahireddin Mahmud, 1333 yılında mimar Kölük b. Kaluyan' a yaptırır.


24 Ekim 2012 Çarşamba

Dunaysır (Kızıltepe) Ulu Camiî




Mardin Kızıltepe ilçesinin kuzeybatısında bulunan Dunaysır Ulu Camisi’ni, mihrap nişi üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre Artukoğulları’ndan Yavlak Arslan (1184-1200) yapımına başlamış ve kardeşi Artuk Arslan (1200-1239) tarafından 1204 yılında tamamlanmıştır.

Ulu Cami dış görünüşü ve yapı detayları yönünden Meyyafarkin Ulu Camisi’ne benzerlik göstermektedir. Kesme taş ve tuğladan yapılmış olan caminin doğudaki avlu duvarından camiye girilmektedir. Cami mihrap duvarına paralel üç sahınlı ve dikdörtgen planlıdır. Bu sahınlar mihrap önünde, iki sahın arasını kaplayan 9.75 m. çapında tromplu bir kubbe ile kesilmiştir. Mihrap önü kubbesi Meyyafarkin Ulu Camisi’nden 4 m. daha küçüktür. Kubbeye geçişi sağlayan trompların dördü de birbirinden farklı olup, kubbe dıştan hafif oval görünümdedir. İbadet mekânı mihrap önü kubbesinin eteğinde ve kasnağındaki pencerelerle aydınlatılmıştır. Caminin üzerini düz bir dam örtmektedir.

Caminin mimari süslemeleri zengin bir görünüm ortaya koymuştur. Giriş kapısının iki renkli taştan yapılmış dilimli kemerlerinde Zengi mimarisinin özelliklerini yansıtmaktadır. Giriş kapısının nişi dilimli bir çerçeve içerisine alınmıştır. Aynı zamanda burada zengin bordürler, iki taraftaki yan portallerde de tekrarlanmıştır. Bunların aralarına zincir motifleri, şamdanlar, çeşitli yıldız şekilleri kabartma olarak işlenmiştir.

Mihrap son derece zengin bir taş işçiliğini göstermektedir. Giriş kapısına benzeyen dilimli çerçeve içerisinde boydan boya uzanan zengin bir kitabe kuşağı bulunmaktadır. İki kademe halindeki mihrap nişinde de Zengi mimarisinin izleri açıkça görülmektedir. İki yanında ikişer mukarnas sıralarından oluşan başlıklar ve yıldız geçmeleri ile işlenmiş sütunlar bulunmaktadır. Ayrıca mihrap nişi içerisine Kuran’dan alınma ayetler, geometrik yıldız örnekleri, ince kıvrık dallar, Rumiler, palmetler ve zincire asılmış bir kandil yuvarlak kemerler içerisine yerleştirilmiştir. Yıldız ve geçmelerin oluşturduğu geniş bir bordür de mihrap nişinin etrafını çerçevelemektedir.



Niğde Türbeleri




Özet
    Sungur Bey Türbesi=

    Niğde merkezde, sur dışında, aynı adlı caminin güneyine bitişiktir. İlhanlı valisi Sungur Bey ( 1335?) banisi. Onarılmış.

    Tek kat, sekizgen gövde ve sekizgen kaide, içten kubbeli, dıştan on altıgen külahlı. Gövde üstte on altıgen.

    Kuzeyde taçkapı, doğuda mermer pencere var. Taçkapı mukarnas kavsaralı ve basık kemerli. İçeride de aynı kurgular var. Kıble duvarında mukarnas kavsaralı mihrap yer alır.

    Yapı kesme taştan. Pencere, kitabelik ve kuşak mermerden.

    Gövde sivri kemerler, silmeler, sütunce ve nişlerle ( içerisi de aynı kurgu) süslü.


    Hüdavend Hatun Türbesi=

    Niğde merkezde, sur dışında, Yenice mahallesi Türbe sokakta, küçük bir meydanın ortasında yer alır. 4. Kılıç Arslan'ın kızı Hüdavend Hatun 1312-13'te yaptırır. Onarılmış.

    Sekizgen kaide, sekizgen gövde, sekizgen piramidal külah örtü, tek kat, içten kubbeli. Gövde üstte on altıgen.

    Doğuda taçkapı; kuzey, kuzeydoğu ve kuzeybatıda pencereler var. Pencereler mermerden. Gövdede sütunce, friz, mukarnas, sivri kemerli formlar var. Taçkapı basık kemerli. İçerisi de aynı kurguda. Kıble duvarında mukarnas kavsaralı mihrap var. Taçkapı da mukarnas kavsaralı.

    Yapı kesme taştan. Kapı, pencere,kitabelik ve kemerler mermerden. Gövdede bitkisel, geometrik ve figürlü süslemeler (pano, kapı, pencere kenarları) var. Palmet, lotus, rumi; sekiz ve altı kollu yıldız; insan, siren, aslan, çift başlı kartal süslemeleri mevcut. Bu formlar iç mekanda da devam ediyor.


    Gündoğdu Türbesi=

    Hüdavend Hatun türbesinin güneybatısında.Gündoğdu oğlu Ahî Bevvab adına 1344'te yaptırılmış. Banisi bilnmiyor. Onarılmış.

    Kare plan, tek kat, içten tromplu kubbeli. Büyük kubbenin köşelerinde yarım altıgen dilimli tromplu kubbeler var. Köşelerdeki kemerler gövdeyi sekizgen yapar.

    Doğuda taçkapı, kuzey ve batıda birer pencere var. Pencereler mermerden, taçkapı basık kemerli. Dışta ve içte aynı plan uygulanır. Duvarlar sağır sivri kemerli. Güney duvarda mukarnas kavsaralı, sütuncesiz mihrap var.

    Yapı kesme taştan. Pencereler mermerden.

    Taçkapı bordür, silme; lotus, palmet ve geometrik desenlerle süslü. Pencereler sivri kemer alınlıklı. Mihrapta birer küçük kabara mevcut.

22 Ekim 2012 Pazartesi

Divriği Külliyesi



Sivas Divriği ilçesinin doğusunda, Divriği Kalesi’nin bulunduğu tepenin yamacında ve surların dışındadır.  Kitabeleri= Mengüçoğlu Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah ve eşi Behram Şahın’ın kızı Adil Melike Turhan Melek Sultan1229 yılında yaptırmıştır.  Çeşitli dönemlerde onarılmıştır.
Yapı topluluğu cami, güney duvarına bitişik darüşşifa ve türbeden oluşur. Yapı topluluğunda on bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabelerde caminin (1228-1229) yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde Mengücekoğulları Beyi Ahmet Şah ve eşi tarafından yaptırıldığı belirtilmiştir. Yapının mimarı Megaralı Hasan Bin Firuz’dur. Caminin doğu cephesindeki pencere üzerinde bulunan kitabede Ahlatlı Nakkaş Ahmet, minberinde Tiflisli İbrahim oğlu Ahmet ve Hattat Mehmet, caminin güney duvarındaki ayette de Mehmet oğlu Ahmet’in isimleri yazılıdır. ÖNEMİ= UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Taçkapılarında yüksek kabartma tekniğinde yüzeyde hiç boş yer kalmayacak şekilde bitkisel ve geometrik süslemeler görülür. Yapı topluluğundan cami, mihrap önü kubbeli yapı tipine girer.

 Cami, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir planlıdır. Yöresel sarımsı kesme kalker taşından yapılmış olan cami ve medrese bir bütündür. İbadet mekânına batı, kuzey ve doğusundaki üç ayrı kapıdan girilmektedir. Bu kapılardan doğudaki kapı sonradan pencereye dönüştürülmüştür. Bunlardan kuzey cephesinin ortasındaki anıtsal kapı diğerlerinden çok daha farklı olarak yapılmıştır.  Bu taçkapı oldukça yüksek ve dışarıya taşkındır. Yüksek kabartma tekniğinde geometrik ve bitkisel motiflerle çevresi bezenmiştir. Geometrik motiflerin yanı sıra tam ve yarım yıldızlar, dörtgenler, altıgenler, baklava motifleri ve zencerekler de bezemeyi tamamlamaktadır. Bitkisel motiflerde kıvrık dallar, rumiler, palmetler ve az da olsa lotuslar bazen sade, bazen de karmaşık biçimde birlikte kullanılmıştır. Bu bezeme diğer kapılar ve Selçuklu dönemi taçkapılarından  farklı olarak çerçeve dışına taşmıştır.

Caminin içerisinde dört sıra halinde dörderden on altı sekizgen paye ile beş sahın meydana gelmiştir. Kuzey-güney doğrultusundaki bu payeler birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmıştır. Bu kemerlerin duvarlara enine destekler atılmasıyla da 25 dikdörtgen bölüm cami içerisinde meydana getirilmiştir. Mihrap önüne rastlayan kısım ise tromplu dıştan sekizgen şekilde bir külah ile örtülüdür. Bu örtü sistemi yapıya ayrı bir özellik kazandırmıştır. Bunun dışında kalan bölümlerin üzeri ise haç şeklinde, beşik ve yıldız şeklinde tonozlarla örtülmüştür. Bu arada iç mekânda beşik tonozlu bir hünkâr mahfiline ayrı bir yer ayrılmıştır. Bu durum Anadolu Selçuklu dönemi camileri arasında özgün hünkâr mahfiline sahip olması açısından da ayrı bir özellik taşımaktadır.

Caminin mihrabı kesme taştan olup, kuzey cephesindeki giriş kapısının karşısındadır. Oldukça büyük boyda olan mihrabın yarım yuvarlak nişi yarım bir kubbe ile örtülmüştür. Minber ceviz ağacında sahte kündekâri tekniğinde yapılmıştır.

İç mekânda geniş yer tutan süslemelerden çok azı bugüne gelmiştir. Mihrap nişinde, mihrap önü kubbesinde, kemer geçişlerinde, tonozlarda, hünkar mahfilinin ahşap kiriş ve dikmelerinde kırmızı, yeşil boya izleri görülmektedir. Bu arada XIII. yüzyıl Anadolu bezeme örnekleri olarak da çeşitli motifler burada görülmektedir. Özellikle mihrapta yoğun biçimde bitkisel bezeme görülmektedir. Kıvrık dallar, palmet motifleri yaygın biçimde kullanılmıştır.

Caminin kuzeybatı köşesindeki minare orijinal değildir. Minarenin kaidesindeki bir kitabeden Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1565 yılında yaptırıldığı belirtilmiştir. Minare duvara bitişik köşeli bir kaide üzerinde tuğladan yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Oldukça kısa ve kalın bir görünümü vardır.
Darüşşifa:
Ulu Cami’nin bir bölümünü oluşturan darüşşifayı Ahmet Şah’ın eşi Turan Melek Sultan 1240 yılında yaptırmıştır. XVIII. yüzyılda bu yapı, hastane olarak yapılmış olmasına rağmen medrese olarak kullanılmıştır.
Darüşşifa caminin doğu duvarına bitişik olarak doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Kapalı avlulu ve üç eyvanlı tipte bir yapı olup, batı ve güneyi çift katlı olarak yapılmıştır. Ortasındaki avlu destekler ve çift yönlü kemerlerle dokuz bölüme ayrılmıştır. Avlunun ortasındaki sekizgen havuzun bulunduğu bölümün üzeri külahla örtülmüştür. Bunun dışında kalan bölümlerin üzeri sivri, yarım çapraz ve yıldız tonozları ile örtülmüştür.
Ulu Cami’ye bitişik olan darüşşifanın yapımında yüksekliği camiden daha az tutulmuştur. Böyle olunca da dışarıdan ayrı bir görünüm kazanmıştır. Giriş taçkapısı, dışarıya eğimli ve daha taşkındır. Bununla beraber cami portalinden farklı olarak da cephe duvarı ile aynı yüksekliktedir. Giriş portaline girift kompozisyonlar oldukça gösterişli bir durum kazandırmıştır. Dıştan beş şerit halinde çerçeve içerisine alınmıştır. Bu çerçeveyi oluşturan şeritler ve kapı nişi geometrik ve bitkisel motiflerle, yüzeyde boş yer kalmayacak biçimde bezenmiştir. Geometrik motiflerin yanında dörtgenler, altıgenler, baklavalar, sekiz ve on kollu yıldız motifleri görülmektedir. Ayrıca balıksırtı ve zencerek motifleri de onları tamamlamaktadır. Bitkisel bezemelerin arasına kufi yazılar yerleştirilmiştir. Portalin iki yanındaki mukarnaslı nişlerde figürlere yer verilmiştir. Kuzey yönünde çerçeve içerisine alınmış tek ve çift başlı kartal motifleri dikkati çekmektedir.
Darüşşifanın batı cephesindeki taçkapı, profilli sivri kemerli silmelerle sınırlandırılmıştır. Bu kapının üzerinde dilimli, aynalı kemerli ve dışarıdan bir sütunla bölünmüş bir pencereye yer verilmiştir. Bu taçkapıl caminin girişinde olduğu gibi dışa taşkın bezemelerle son derece gösterişlidir. Tekstil kapısı ismi yakıştırılan bu kapı da geometrik, bitkisel ve figürlü bezemelere geniş yer verilmiştir. Ayrıca çokgen, fırıldak ve sekiz kollu yıldızlar da sıkça kullanılmıştır. Kıvrık dallar, rumiler, palmetler, lotüsler, yaprak ve akantus motifleri de onları tamamlamıştır. Vazodan çıkan palmetler ise burada ayrı bir özellik taşımaktadır. Taçkapının iki yanındaki yuvarlak rozetlerin üzerinde büyük boyutta, ancak tahrip olmuş birer insan figürü görülmektedir. Bunun yanı sıra portalin kuzeyinde altta silmeli üçgenlerle sınırlandırılmış olan yüzeyde iki insan figürünün olduğu görülmektedir.
Darüşşifanın doğusunda, ana eyvanın kuzeyindeki mekân türbe olarak yapılmıştır. Bu mekân batı yönündeki bir kemerle ikiye ayrılmıştır. Türbenin batısı beşik tonozla, doğusu da tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Türbe içerisinde 16 sanduka bulunmaktadır. Bunlardan girişteki ilk sırada bulunan firuze sırlı tuğla ile olan sanduka Turan Melek Sultana, orta sırada altıgen firuze çinilerle kaplı olan sanduka da Ahmet Şah’a aittir.

20 Ekim 2012 Cumartesi

Çapanoğlu Camiî- Yozgat Ulu Camiî


Yozgat il merkezi,  Cumhuriyet Meydanı yakınındadır. Kitabesi= Bozok Sancağı Valisi Çapanoğlu Mustafa Bey banisidir.(1779) yılında yaptırılmıştır. ÖNEMİ=  Avrupa etkili barok mimarîye sahiptir. Yapımında bir söylentiye göre, İstanbul'dan getirilen ustalar çalıştırıldığı için İstanbul camilerinin özelliklerini yansıtıyor. İnşasında Kapadokya bölgesine özgü sarı renkli kesme taş kullanılmıştır (özellikle ilk yapıda). İç mekânda çeşitli yerlerde bazı resim kompozisyonlarına ve programına yer verilmiştir. Giriş revaklarında ve kemer aynalıklarında mimarî ve doğa tasvirlerine; revakların tonozlarında, kubbe ve pandantiflerinde kıvrık dallar, meyve motifleri ve kaplar içinde çiçek demetlerine rastlanır. Plan açısından bir yenilik getirmiyor. İstanbul camilerinin sâde bir örneği olan bu yapının mimarı bilinmiyor.

İki kısımdır= Güneyde ilk kısım (iç cami), 1779 yılında Çapanoğlu Mustafa Bey’in yaptırdığı kısımdır. Buna kuzeyden eklenmiş  mekân (dış cami)  ise bugünkü giriş revakı üzerindeki kitabeden öğrenildiğine göre, Mustafa Bey’in kardeşi Süleyman Bey tarafından  (1793–1794) yılında yaptırılmıştır ve açık kahve- bordo renkli kesme taştandır. Caminin iki vakfiyesi olup, bunlardan (1780) tarihli vakfiye Mustafa Bey tarafından,  (1793) tarihli vakfiye de Süleyman Bey tarafından düzenlenmiştir.  Kesme taştan yapılmış olan caminin güney bölümü dıştan beyaz renklidir ve dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânı iki kalın paye ve üç duvar üzerine dayanan  bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbeye geçiş tromplarla sağlanmıştır. İbadet mekânının kuzeyinde enlemesine dikdörtgen planlı bir bölüm daha bulunmaktadır. İki kemerle üç bölüme ayrılan bu mekânın üstü mahfil olarak hazırlanmıştır. Bu bölümün üzeri iki yanda birer küçük kubbe, ortada da ayna tonoz ile örtülmüştür. İlk yapımında caminin son cemaat yeri olarak düşünülen bu mekâna diğer bölüm eklenince fonksiyonu tamamen değişmiştir. Bu yeni bölümün üzeri de aynı örtü sistemi ile örtülmüştür. Caminin kare planlı ibadet mekânı tromplu merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Bu bölüm iki yan kenarda altlı üstlü üçer, mihrabın iki yanında da birer pencere ile aydınlatılmıştır. Caminin tüm bölümleri ve kubbe kasnağı da dâhil olmak üzere 54 pencere ile aydınlatılmıştır. Mihrap dışarıya çıkıntı yapacak biçimdedir. Kirli beyaz, yeşil ve bej renkli mermerden işlenmiş olan mihrap, iki yanda çifte sütunlarla sınırlandırılmıştır. Bunun yanındaki minber de renkli mermerlerden dekoratif biçimde yapılmıştır. Caminin bezemesi barok üslupta olup, bu tür bezemenin Anadolu’daki en erken örneklerinden birisidir. Giriş kapısının çevresinde renkli mermerlere işlenmiş akantus yaprakları, istiridye nişleri, “C” ve “S” kıvrımlı kabartmalar bulunmaktadır. Ayrıca iç mekân natürmort ağırlıklı ve peyzaj görünümlü kalem işleri ile bezenmiştir.

Caminin minaresi kare kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Ancak iki bölümün birbirine eklenmesinden ötürü de minare batı cephesinin ortasında kalmıştır.

Caminin doğu cephesinde kare planlı, üzeri kubbeli kesme taştan Çapanoğulları ailesinin türbesi bulunmaktadır. Bu türbeye caminin içerisinden girilmektedir. Caminin şadırvanı avlu içerisinde olup, eski şadırvanın parçalarının kullanılması ile yeniden yapılmıştır.